
Engelli Emeklilik Dayanışma Derneği (EMED), engelli emekliliğinde yapılan sistem değişikliğinin ardından ortaya çıkan belirsizliklerin giderek büyüdüğünü belirterek, yaklaşık 18 aydır Anayasa Mahkemesi'nde bekleyen dosyada karar verilmesinin engelli vatandaşlar açısından büyük önem taşıdığını açıkladı.
Engelli Emeklilik Dayanışma Derneği Başkanı Nazlı Tetik, tartışmanın yalnızca emeklilik hakkı olmadığını, binlerce engelli bireyin hayat planları, çalışma yaşamı ve ekonomik geleceğinin bu süreçten doğrudan etkilendiğini söyledi.
Binlerce Kişi Aynı Sorunun Cevabını Bekliyor
EMED'e göre engelli vatandaşlar bugün aynı soruyu soruyor:
"Yıllarca çalıştım, prim ödedim, peki emekli olabilecek miyim?"
Dernek, 15 Ocak 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7538 sayılı Kanun ile birlikte engelli emekliliğinde uygulanan değerlendirme sisteminin değiştiğini ve bunun sonucunda birçok vatandaşın geleceğe ilişkin öngörüsünü kaybettiğini belirtiyor.
Nazlı Tetik, "İnsanlar yıllarca yürürlükte olan mevzuata göre çalıştı. Emeklilik planlamalarını yaptı. Ancak bugün birçok vatandaş hangi şartlarda emekli olabileceğini önceden bilemiyor" dedi.
Geçmişte Korunan Haklar Bu Kez Neden Korunmadı?
EMED, sosyal güvenlik sisteminde yapılan önceki değişiklikleri hatırlatarak dikkat çekici bir karşılaştırma yaptı.
Dernek, 4958 sayılı Kanun ile 2003 yılında yapılan düzenlemelerde emeklilik için gerekli prim gün sayısında yalnızca 400 güne kadar ulaşan artışlar için bile kademeli geçiş hükümleri oluşturulduğunu hatırlattı.
Buna karşılık, 2025 yılında yalnızca prim günleri değil, engelli emekliliğinin esasını oluşturan değerlendirme yönteminin değiştirildiğini belirten EMED, mevcut sigortalılar için herhangi bir geçiş mekanizması oluşturulmamasını eleştirdi.
Tetik, "2003 yılında 400 günlük artış için bile 5 kademeli geçiş yapılmıştı. Bugün ise yaklaşık 45 yıldır uygulanan sistem değiştiriliyor ancak yıllardır aynı kurallara göre çalışan vatandaşlar için geçiş düzenlemesi getirilmiyor. İnsanlar bunun nedenini soruyor" ifadelerini kullandı.
Sorun Sadece Emeklilik Değil
Dernek, yaşanan belirsizliğin yalnızca emeklilik başvurularını etkilemediğini belirtti.
EMED'e göre birçok engelli vatandaş çalışma hayatından ne zaman ayrılacağını, aile bütçesini nasıl oluşturacağını ve geleceğini nasıl planlayacağını bilemez hale geldi.
Tetik, "İnsanlar bize emeklilik hesabı sormuyor artık. Geleceklerini soruyor. Çocuklarının eğitim planlarını, sağlık harcamalarını, hatta yaşamlarını nasıl sürdüreceklerini soruyor" dedi.
Yüksek Ret Oranları Güvensizliği Artırıyor
Derneğin üyeleri arasında yaptığı anket çalışmasına göre, engelli emekliliği başvurularında ret oranı yüzde 97 seviyesinde bulunuyor.
EMED, ret kararlarının yanı sıra vatandaşların hangi kriterlere göre olumlu veya olumsuz sonuç alacağını öngörememesinin de önemli bir sorun haline geldiğini savunuyor.
Karar Bekleyenler, Sonuç Bekleyenler
EMED, başvuruların sonuçlanma sürelerinin de ayrı bir mağduriyet yarattığını belirtti.
Dernek, son dönemde emekliliği kabul edilen bazı üyelerinin yaklaşık bir yıl boyunca sonuç beklediğini ifade etti.
Tetik, "Bir vatandaşın emeklilik sonucunu öğrenmek için aylarca beklemesi sosyal güvenlik sisteminden beklenen güven duygusuyla bağdaşmıyor. Belirsizlik uzadıkça mağduriyet de büyüyor" dedi.
“AYM Kararı Sadece Bugünü Değil Geleceği de Etkileyecek”
EMED'e göre Anayasa Mahkemesi'nin vereceği karar yalnızca mevcut başvuruları değil, ileride engelli emekliliğinden yararlanmayı planlayan yüz binlerce çalışanı da ilgilendiriyor.
Nazlı Tetik açıklamasını;
“Bu mesele yalnızca engelli emekliliği meselesi değildir. Hukuki güvenlik, haklı beklenti ve vatandaşın devlete duyduğu güven meselesidir. İnsanlar yıllarca yürürlükte olan kurallara göre çalıştı ve hayatını buna göre planladı. Anayasa Mahkemesi'nin vereceği karar, bu güvenin korunup korunmayacağı açısından tarihi bir önem taşımaktadır.” şeklinde tamamlandı.
SivasKulis Haber

