DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN

Sinan Öztekin Yazdı “MUHALEFETİN MUTABAKAT METNİ VE MAYINLI ALANLAR -1-“

Yayınlanma Tarihi :
Sinan Öztekin Yazdı “MUHALEFETİN MUTABAKAT METNİ VE MAYINLI ALANLAR -1-“

Köşe Yazarımız Sinan Öztekin Millet İttifakı’nın “Mutabakat Metni”ndeki maddeleri inceledi ve analizlerini yazdı. Seri olarak yayınlanacak köşe yazısının ilki şöyle;

 

MUHALEFETİN MUTABAKAT METNİ VE MAYINLI ALANLAR -1-

 

Ülkemiz belkide tarihinin en önemli seçimine giderken muhalefet olarak bir araya gelen 6+1 parti,seçimi kazanmaları halinde üzerinde anlaştıkları bir mutabakat metnini yayınlayarak ülkeyi yönetmeye yönelik taleplerini kamuoyuna açıkladılar.

 

Bu 245 sayfalık metni incelediğimizde öyle ilginç maddelerle karşılaşıyoruz ki, ülkenin bekasına tehdit içeren, toplumu ayrıştıran, Devletin tüm kazanımlarını ortadan kaldıran, iç ve dış siyaset anlayışını tamamen değiştirip, bağımsız ve güçlü Türkiye hedefine resmen darbe vuran,eski Türkiye’ye dönüşü hızlandırmak için hazırlanmış bir metin olduğu dikkatimizden kaçmıyor.

 

Muhalefetin bu mutabakat metninde 50 madde de mayınlı alan tespit ettim ve bu 50 maddenin ülkemiz için nasıl bir tehlike oluşturacağını bu yazı dizimizde anlatmaya çalışacağım.Şimdi madde,madde başlayalım:

 

1.) Tüm dertleri Başkanlık sistemi.Sisteme Türkiye’nin beka sorunu olarak bakıyorlar.Bu sistem ile ülkenin daha hızlı karar alabilme yeteneği işlerine gelmiyor.Hedef olarak eski Türkiye’de kalmış parlamenter sistem ile koalisyonlar dönemine dönüş konulmuş.

 

En son söyleyeceğimizi en başta söyleyelim.245 sayfalık metnin tamamen Başkanlık Sistemini ortadan kaldırmak ve bu süreçde Türkiye’nin her kurumunu iş yapamaz hale getirilerek resmen topyekün bir kaos ortamı oluşturmak amaçlı olduğu ortada.

 

2.) Devlet sırrı ve ticari sır kavramlarını Meclisin bilgi edinme ve denetim yetkilerini engellemeyecek şekilde yeniden tanımlayacağız.

 

Bu ne demek şimdi? Yani Meclis’de özel oturumlarda konuşulan,yine Devletin kurumlarının gerçekleştirdiği Devlet sırrı olarak değerlendirilen bazı özel durumların Meclis’in bilgi edinme hakkı üzerinden uluorta konuşulup,açıklanmasını mı istiyorlar?

 

Ayrıca ticari sır kavramının yine her aşamasını,Savunma Sanayin’de yapılan ticari anlaşmalarda dahil olmak üzere,aynı hak üzerinden açıklanıp her kesimin bu sırlara vakıf olmasını mı istiyorlar? Devletin sır olarak gördüğü unsurların neden açıklanmasını istiyorlar acaba?MİT şeffaf olmalı diyen bir Ana Muhalefet Başkanı’nın başını çektiği bu kirli ittifak,Devletin kime teslim edileceğini de metne yazsalardı da tam olsaydı bari…

 

3.) Kanunlar üzerindeki tanınan veto yetkilerini kaldırarak Cumhurbaşkanı’na sadece kanunu Meclis’e geri gönderme yetkisi getireceğiz.

 

Bu manada yetkisiz bir Cumhurbaşkanı oluşturup,geçmişde olduğu gibi ülkenin ivedilikle çözülmesi gereken konularında bürokrasiye teslim olunması,kanunların zamanında çıkartılamaması ve koalisyon ortakları ile kaotik bir ortam oluşturulması istenmektedir.Milletin Cumhurbaşkanı seçtiği bir ismin yetkilerini kısıtlayıp,sistemin işlemesine engel oluşturmak suretiyle Demokrasiye’de bir darbe vurduklarını anlamamak mümkün mü?

 

4.) Cumhurbaşkanı’nın 7 yıl süreyle bir dönem seçilmesine,seçildikten sonra partisiyle ilişiğinin kesilmesine ve sonrasında aktif siyasete dönememesine ilişkin düzenleme yapacağız.

 

Halkın iradesiyle Cumhurbaşkanı seçilen kişi Devletin başıdır.Kolay yetişmez.Seçilen Cumhurbaşkanı,deneyimli, tecrübeli,lider vasıfları olan ve ülkeyi hem iç,hem de dış siyasetinde temsil edip menfaatlerini koruyup,gözeten bir kişilikte ve bu manada yetkilerle donatılmış olması gerekmektedir.

 

Düşünebiliyor musunuz;yıllarca yetişen ve Cumhurbaşkanı olan bu özellikteki bir kişilik 7 yıl görev yaptıktan sonra köşesine çekilip,siyasi hayatını tamamlayacak.

 

5.) Basın özgürlüğünü güçlendirecek,TRT ve AA’nı baĝımsızlık ve tarafsızlık esasına göre yeniden yapılandıracağız.

 

Basın özgürlüğünden bahseden bu zihniyete yakın medya guruplarının ve mensuplarının gerek mevcut iktidara,gerek devlet kurumlarına,gerekse % 53 oy vermiş bu iktidarın seçmen kitlesine yapmadıkları hakaret,tehdit ve iftiralar olmasına ramen ve etkin bir ceza almıyor olmalarını görmezden gelip,basın özgürlüğünden bahseden muhalefet ittifakı,Devlet kurumları olan TRT ve AA’nı ele geçirip,daha fazla nasıl dezenformasyon yapabilirizin hesabı peşinde olsa gerek.

 

6.) OHAL kararnamelerine son verip,OHAL Kanun hükmünde kararnamelerden dolayı kaynaklanan maduriyetlere son vereceğiz. KHK ile ceza alanlara haklarını iade edeceğiz.

 

OHAL neden ilan edildi? Hain Fetö terör örgütünün gerçekleştirmek istediği darbe girişimi sonrasında Devletimiz OHAL ilan ederek bu darbecileri ve destekcilerini KHK’lar ile hızlı bir şekilde ele geçirme adına tutuklamak ve cezalandırmak için…

 

O zaman 251 vatandaşımızın şehid edilip,binlerce vatandaşımızın gazi olmasına sebep veren bu hainlerin cezalandırılmasına hangi aklı selim vatansever Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı karşı çıkar? Bu manada,Fetö ile iş birliği içinde olup,aynı düzlemde hareket eden bir muhalefetin böyle bir madde üzerinde anlaşmış olmaları vatan hainliĝine eş bir durum değil midir?

 

7.) Türkiye Varlık fonunu ve Cumhurbaşkanı’na baĝlı kurul ve ofisleri de kapatacağız.

 

Türkiye Varlık Fonu varlığa dayalı kalkınma fonudur ve faaliyetlerinde değer oluşmasına odaklanır.Portföyündeki şirketlerin büyüme hedeflerine katkı saĝlar.Değer oluşturduğu şirketlerden lisans,kar ve kira geliri elde ederek kendini finanse edebilen bir yapı olan Varlık Fonu’nu kapatmak hangi akla hizmet etmektir.Devletin ekonomi yönetimine katkı sağlayan bu fonu ortadan kaldırmak tam olarak,ülkemize ekonomik manada düşman olan devletlerin ekmeğine yağ sürmek demektir.

 

Cumhurbaşkanı’na bağlı ofislerin kapatılmasına gelince; Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurumlarına alt yapı manasında araştırma,bilgilendirme iç-dış politikalarda hizmet veriyor olmasına neden itiraz edilir acaba? Devletimizin stratejik hamlelerinde kurumsal bir rol oynayan bu ofisler aynı zamanda imaj oluşturmak manasında da ülkemizin temsilini sağlamaktadır.

 

Büyük Devlet olma hedefinin bir parçası olarak bu kurullar birçok veriyi toplayıp,düzenleyip muatab oldukları birimlere ileterek daha hızlı ve doğru kararların alınmasına katkı sağlamaktadır. Muhalefet ittifakı büyük Devlet olabilme mevzusunun hayallerini bile kuramayacak kadar aciz olması münasebetiyle bu kurul ve ofisleri kapatmak istemektedir.

 

8.) Yerel yönetimlerde seçme ve seçilme hakkını yok sayan kayyum uygulamalarına son vereceĝiz.

 

Bir yerel yönetimin işlevine neden müdahele edilir?Seçilmiş olan kurumun başındaki yetkili kişiler,Devletin bekasına zarar verecek,terörle iltisaklı olup,kaynaklarını terör unsurlarına aktaracak,verdikleri hizmetlerde terör örgütlerine imkan sağlayacak,bünyesinde terörle iltisaklı şahısları barındıracak, yolsuzluk,ihaleye fesat karıştırmak ve vatandaşın haklarına gasp ederek zarar verecek,sonra Devletin ilgili mekanizmaları hukuki manada bu olanları tespit edip Kayyum atamak sureti ile bu seçilmiş isimleri cezalandıracak ve birileride çıkıp Devletin bu tutumunu sorgulayıp,yerel yönetimlere neredeyse dokunulmazlık getirip teröre hizmet edecek.Böyle birşeyi siyasi bir ittifak kurarak politika üreten muhalefet ittifakının neden istediğini halkımızın takdirine bırakıyorum.

 

9.) Tüm yerel yönetim mevzuatlarını yeniden değerlendirecek,yerel yönetimleri idare ve mali açıdan yeniden yapılandıracaĝız.

 

Yerel yönetimlerin idare edilmesi noktasında neden rahatsızlıkları var acaba?Mali açıdan ne tür beklentileri var ve şu anki Devletin denetimlerinden neden rahatsız oluyorlarda bu durumu değiştirmek istiyorlar acaba?

 

Ellerinde turtukları yerel yönetimler bağımsız hareket ederek idari ve mali açıdan Devletin bütünlüğünün dışında yer alarak,rant elde etmek,terör örgütlerine hizmet etmek,gelir kaynaklarını millet için değilde iş birliği yaptıkları unsurlarla birlikte Devletimizin aleyhine yatırımlarda kullanmak mı istiyorlar?Amaç yerel yönetimler üzerinden ülkeyi bölüp,parçalayarak kantonlara ayırmak mı?

 

10.) Merkezi yönetimin,yerel yönetimler üzerindeki aşırı vesayetine son vereceĝiz. Bazı bankaların taşra kuruluşlarını görev alanlarına göre yerel yönetimlere devredeceğiz.

 

Bazı bankalar dedikleri Devlet bankaları olup,bu bankaların gelir kaynaklarının bir kısmını yerel yönetimlere devrederek daha bağımsız bir düzen oluşturmak suretiyle Devletin zarara uğratılmasını kim isteyebilir? Bu maddede kullanılan kelime bile tam bir faciadır.Merkezi yönetim-Yerel yönetim  ayrımcılığını algı olarak toplumun zihnine kazımak niyetindeler.Ayrımcılık,bölücülük ve Devletin bütünlüğüne zarar verme adına algı çalışmaları ile iktidara gelebilmeyi düşünerek böyle bir metine imza atan bu muhalefet ittifakını vatandaşlarımızın iyi algılaması ve amaçlarını görebilmesi gerekmektedir.

 

YORUM YAP